21 Mayıs 2009 Perşembe

Hayattan maymun olmak

Dün gece aklıma geldi. 20 sene önce lisedeyken okuduğum bir A. Camus kitabı vardı. O zamana kadar sadece mitolojik bir karakter gözüyle baktığım Sisyphos'tan yola çıkarak abinin ödüller mödüllerde aldığı Sisyphos Söyleni. Şu tanrılardan sonsuza kadar devasa bir kayayı zirveye çıkarma cezasını alan garip. Tabi sen niye 17 yaşında körpe beynini bunlarla dolduruyordun bak işte sonra böyle olursun diye düşünebilirsiniz ama o zamanlarda Existentialism özel ilgi alanıma damardan giriyordu. Ortaokulda Montaigne, ilkokulda Homeros okursan bunlar kaçınılmaz gelişmeler olsa gerek. Her bünye kaldıramıyor okuduklarını muhtemelen. Çok okumadım ben de zaten. Ama fena zamanlarda fena şeyleri okumuş olabilirim şimdi dönüp bakınca.

Neyse efendim konumuz bu değil. Değerli Camus, Sisyphos'un bu içler acısı salakça azmini varoluşun bunca absürdlüğüne, anlamsızlığına, saçmalığına ve evrenle uyuşumsuzluğuna rağmen neden intihar etmiyoruz? sorusu çerçevesinde ele alır gibi yaparken, muhtemel bir Nobel kaygısıyla olsa gerek ''ama yine de boş değil boşta değil bi işi var adamın yani'' şeklinde bağlayıp parsayı toplamıştır. Günümüz medyasında olsa kitap intiharı deliler gibi teşvik eder bi halde biterdi, bi kısım tekil ve toplu intiharlara da sebebiyet verirdi. Toplatılmadan önce -tabi eğer toplatılırsa- satış rekorları kırar, üstüne üstlük çeşitli yorumlamalarla bir-iki kimlik yetersizliği yaşayanları sömürme tarikatına da kaynaklık ederdi.

Benim Nobel kaygım yok neyseki. Tarikat kurasımda yok. İyi para var aslında o işte ama ben yapamam, gülerim. Nerden geldik buraya? Evet, ben çocukkene haddimi aşan eserlere musallattım. Hayatın anlamını o zamanlarda arıyordum kendi sistemlerimle. Halen az buçuk net bi sonuca varamadım. Belkide hayatın anlamı bu anlamsızlığında saklı. Memnun olamıyorsan maymun ediyor insanı.

Hiç yorum yok: