Büyümeye devam ettiğim bu şehre 9-10 sene sonra yeniden geldim. Görüşemediğimiz zamanlarda en az ben kadar o da değişmiş. Çoğu yerini tanıyamadım. Oysa en özgür 7 yılımı burada yaşamıştım. O da benim için aynı şeyleri düşünebilir miydi acaba eğer şehirler düşünebilseydi? Eğer şehirler düşünebiliyorsa, şehirlerin cinsiyetleri varsa Bursayı genç yaşta dul kalmış ve zaten vaktiyle de sevdiğiyle değil ailesinin, çevresinin uygun bulduğu adamla evlenmiş bir kadına benzetirim hep. Aileye karşı çıkamamanın, sevgisinden feragat etmenin ezikliğine bir de iki küçük çocuğuyla dulluk eklenince, hayattan yaşamını sürdürmekten başka hiçbir beklentisi kalmamış. Mutluluğu artık kendisinde değil çocuklarında arar olmuş fedakar ve içten içe bir o kadar da yaşamın ona oynadığı bu oyunlara kızgın bir kadın. Ama elinden içinden küfürler savurmaktan başka bir şeyin gelemediğini fark etmiş bir kadın. İhtirası sadece hayallerinde yaşamış ve bunun için bile mahcubiyet hissetmiş o kadın. Şimdilerde görüntüde kendini yenilemiş, içindeki yaşlanma ve çürümeye devam etmiş o ketum. İzmir yolu tarafına doğru genişlemeyi seçmiş. Sanki bu dağın eteklerinden kaçıp kurtulmak istemiş. Ege sahillerinden esen melteme yüzünü vermek istemiş ama nereye giderse gitsin burada kalakalmış bir kadın.
06 Mart 2006
2 yorum:
bu şehir tasviri enfes olmuş!!!..inanılmaz çok sevdim. çok çok çok güzel....
yok daha neler (mahcupca)...
Yorum Gönder